İnanıp inanmamakla birlikte…
İçişleri Bakanlığı;
Göç İdaresi Başkanlığı’nın Mayıs 2024 raporuna göre Türkiye’de kayıt altına alınmış geçici koruma statüsündeki Suriyeli sayısı 3 milyon 115 bin kişi görünüyor.
Bu sayının da;
171 bin 593’ü Bursa’da yaşıyor.
Düzensiz göçmenlerin sayısı da bilinmiyor.
Mülteci sorunu büyük bir sorun.
Nitekim;
Hafta sonunda yapılan Avrupa Parlamentosu için 27 ülkede yapılan seçimlere asıl damgayı, ülkesinde mülteci istemeyenler vurdu.
Göçmen karşıtlığı yapan partiler, başta Avusturya, Belçika, Fransa, Hollanda ve Almanya’da oylarını katlayarak artırdılar.
Böylece;
Solu geride bırakarak pek çok Avrupa ülkesinde mülteci karşıtlığı üzerine sandıklardan birinci çıkan aşırı sağ partilerin milletvekilleri, Avrupa Parlamentosu’nda da büyük bir güç oldular.
İşte bu noktada;
MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin partisinin Grup Toplantısı’nda bugün söyledikleri fazlasıyla dikkat çekiciydi.
Anketlere yansıdığı üzere;
Cumhur ittifakı seçmeninin sorunları arasında da görülen sığınmacılar meselesine ilk kez bu kadar net konuştu Bahçeli.
MHP liderinin;
Türkiye’deki Suriyeli sığınmacıların ülkelerine dönüşlerinin sağlanması gerektiğini, Afganlılar’ı kastererek düzensiz göçün önlenmesi gerektiğini söylemesi ve de Geri Kabul Anlaşması’nın derhal sonlandırılması gerektiğini yüksek tondan söylemesini fazlasıyla dikkat çekici bulduk.
Nitekim;
Bahçeli’nin, Türk halkının bu yöndeki rahatsızlığını bildiği de şu sözlerinden belliydi.
“MHP’nin bu konudaki bakışı, milletimizin bu soruna yönelik bakışı ile aynıdır” diyen Devlet Bahçeli’nin, tam da hafta sonunda Avrupa’nın 27 ülkesinde yapılan seçim sonuçlarından sonra bu çıkışı yapması fazlasıyla önemliydi.
Şu bir gerçek.
Dünya’da mülteci karşıtlığı, siyaseten büyük puan topluyor.
Türkiye’de de;
Adeta “tek kişilik parti” konumundaki Ümit Özdağ liderliğindeki Zafer Partisi’nin yükselişi en iyi örneklerden biri.
Avrupa’nın;
Neredeyse tüm ülkelerinde kasırga gibi esen sağ partilerin ortak özelliği de işte bu mülteci karşıtlığı.
Uzun yıllardır;
Türkiye’deki Suriyelilerin misafirliklerinin kalıcı hale geldiğini, Türkiye’nin demografik yapısının tehdit altında olduğunu ve sayıları giderek artan mültecilerin bir tehlike haline geleceğini söyleyenlere gülüp geçenlerin de artık fikir değiştirdiğini görüyoruz.
Türkiye’ye;
Para vererek “Avrupa’nın mülteci deposu”nu Türkiye yapmak isteyenlerin kendi yaptıkları da ortada.
Nitekim;
Estonya Başbakanı Kaja Kallas’ın, mülteci sorununa güya katkıda bulunmak için “Ülkemize 10 tane Afgan mülteci almaya hazırız” açıklaması da, bu durumun net göstergelerinden biri.
Türkiye’de;
Sayıları milyonlarca ifade edilirken, kendi ülkelerine sayı ile mülteci almaya kalkan Avrupa’nın 27 ülkesinin vatandaşları, bu net görüşlerini hafta sonu yapılan seçimlerde açıkça ortaya koydular.
Hal böyleyken;
Türkiye’de de, bir türlü gerçekleştirilmeyen “geri dönüş açıklamaları”nın artık hayata geçirilmesi gerekiyor.
Bu nedenle;
İktidar ortağı sayılan MHP’nin liderinin bugünkü bu mülteci çıkışı, umarız ki havada kalmaz, hayata geçirilecek bir ülke politikasının mihenk taşı olur.