Ülkede yaşanan yüksek enflasyona ve beraberindeki hayat pahalılığına bağlı olarak, özellikle gıda fiyatlarındaki anormallik herkesin malumu.

Zaman zaman da ifade ediyoruz.

Son olarak da;
Bir meslektaşımızın bir pideli köfteye 550 lira, bir patatese 250 lira, bir Kosova köfteye 650 lira hesap ödediğini aktarmıştık.

Ardından çok sayıda telefon aldık.

Arayanların çoğu da gıda hizmet sektöründeki isimlerdi.

Onlar da tepki gösterdiler, bu fahiş rakamlara ve kendi firmalarından fiyat örnekleri verdiler.

Sonunda da, iş, bu yüksek enflasyonun istismar edilmesine kadar gitti.

Bu yönde;
Arayanlardan biri de AK Parti’nin geçmiş dönem Bursa milletvekillerinden Zafer Hıdıroğlu’ydu.

Telefonda hayli uzun konuştuk.

Sonra da;
Bazı firmalar tarafından bu fahiş rakamların nasıl istismar edildiğini göstermek için bir öneride bulundu.

“Seni” dedi “Bir İskender kebap yemeye götürmek istiyorum, görüşelim, bir bak” dedi.

Ertesi gün de;

Bursa siyaset ve ticaret dünyasında tanınan Şahin Sevinç’in Nilüfer 23 Nisan Mahallesi’nde yeni açtığı kebapçı dükkanında buluşmak için sözleştik.

Bu bahaneyle;

Uzun süredir dostlarının “hayırlı olsun” ziyaretleri yaptığı Şahin Sevinç’i de görme ve tebrik etmek fırsatımız oldu.
Uzatmayalım.

Zafer Hıdıroğlu ile navigasyonun bulduğu adres olan “Şahinbey”de buluştuktan sonra 140’ar gramlık birer porsiyon “iskender kebap” yedik, birer de şıra içtik.

Sonra da hesabı istedik.

245 liradan birer “İskender kebaba” 490 lira, iki tane şıraya da 76 liradan olmak üzere toplam 566 lira ödedik.

Sonrasında;
“Gördün mü” dedi AK Parti eski milletvekili Zafer Hıdıroğlu “Demek ki böylesine bir ürün ucuza da yenebiliyormuş”

İlerleyen dakikalarda;
Firma sahibi Şahin Sevinç de geldi masamıza.

Geçenlerde;
Bir meslektaşımızın bir pideli köfteye 550 lira, bir Kosova köfteye de 650 lira hesap ödediğine dair yazımızı okuduğunu ve çok kızdığını anlattı.

“Gerçekten” dedi “Bazı firmalar, ne yazık ki hayat pahalılığını istismar ediyorlar” dedi.

Kendisine sorduk, “sizin fiyatlar niye böyle anormal yüksek değil” diye.

Anlattı.

Adres de verdi ama aktarmayalım onu size, “Biz de Şahinbey iskender kebap olarak pek çok iskender kebapçısının yaptırdığı yerde yaptırıyoruz çiğ kebaplarımızı. Yani alış fiyatlarımız neredeyse aynı ama satış fiyat farklarımız farklı.

Hele ki Bursa’da iskender kebap, pideli köfteden daha yukarıda bir üründür ki, biz bir porsiyon İskender kebap için 245 lira alıyor ve kar da ediyorsak, demek ki birileri bazı kebap ve köfteleri gerçekten çok pahalıya satıyor, bu da hiç ahlaki değil”

Firma sahibi Şahin Sevinç;

Bizleri misafir etme ısrarına rağmen gelen hesabı Zafer Hıdıroğlu ile birlikte öderken şunu da söyledi.

“Yıldırım’daki şubemizde 40, Nilüfer’deki şubemizde de 30 olmak üzere 70 arkadaşımız çalışıyor.

Yani bizim de kira ve personel olmak üzere girdi maliyetlerimiz var tabi ama biz buna rağmen diğerlerinin neredeyse yarısına sattığımız iskender kebaptan para kazanıyorsak, demek ki biz firma olarak bu yüksek hayat pahalılığını istismar etmiyor, bilakis Bursalılar’ın bütçesine yardımcı oluyoruz”

Çıkışta;

Eski milletvekili Zafer Hıdıroğlu ile otoparkta ayaküstü bir sohbet daha ettik.

“Gördün mü dedi, istenince fiyatlar nasıl uygun oluyor”
Sonra da;

“Bak” dedi “Ne güzel kebap yedik, doyduk ve ceplerimizi yakmayan bir hesap ödedik. Bu ülke bizim, insanlarımızın artık günlük hesaplar içine girmeden yarını da hesaplayarak ticaret yapması ve tabi bir denetim mekanizmasının da olması gerekiyor”

Bu görüşmede şunu bir daha gördük.

Bazı işletmelerde fiyatlar gerçekten de anormal yüksek. Bir giden bir daha gitmiyor veya eski sıklıkta gitmiyor/gidemiyor.

Ama bir taraftan da benzer ürünü veya hizmeti yarı fiyatına alabiliyorsunuz.

Ülke şu anda bu durumda.

Görünen de;
Devlet eliyle ciddi bir fiyat denetleme mekanizması olmadığı sürece de bu durum böyle uzun süre gidecek.