Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Merinos Atatürk Kültür Merkezi'nde düzenlenen değerlendirme toplantısında konuştu.
Başkan Bozbey'in konuşmasından satır başları şöyle:
"Yakın zamanda Bursa'mızda yaşanan don olayı nedeniyle bölge çiftçilerimizin zarar gördüğünü hepimiz biliyoruz. Onun içindir ki biz de bölge çiftçilerimizin zirai dondan dolayı yanında olduğumuzu belirtir, aynı zamanda Tarım Bakanlığı'ndan bu zararları bir an önce karşılamasını talep ediyoruz. Ürünlerini korumak için sabahlara kadar mücadele eden çiftçimizin yanındayız.
Atamızın "Köylü milletin efendisidir" sözüyle birlikte hareket ederek üreticilerimize sahip çıkmalıyız. Aynı zamanda yakın bir süre içerisinde ve halen de varlığını hissettiğimiz İstanbul'da meydana gelen depremle ilgili de hem İstanbullulara, hem Bursalılara, hem de bölge insanımıza, tüm hemşerilerimize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.
Bu tür doğal afetler hepimize bir kez daha afetlere karşı hazırlıklı olmanın hayati önemini hatırlatmaktadır. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak olası depremlere karşı kentimizi daha dirençli hale getirmek için tüm gücümüzle çalışıyoruz. Bilimsel veriler ışığında yürüttüğümüz kentsel dönüşüm projeleri, afet yönetim planlarımız ve risk azaltma stratejilerimizle Bursalıların geleceğini güvence altına almakta kararlıyız. Sevgili Bursalılar, kentimizin gururu Bursamızın en büyük markası Bursasporumuz şampiyonlukla birlikte yeniden ayağa kalkmıştır. Bu büyük başarı, inancın, emeğin ve Bursamızın birlik ve beraberliğinin eseridir. Başta kararlı duruşlarıyla yönetim kurulu başkanı kardeşimiz Enes Çelik'e, yönetim kuruluna, teknik kadromuza, futbolcularımıza ve de kalkış demeden takımın yanında olan o cefakar taraftarımıza yürekten kutluyorum. Yürekten teşekkür ediyorum ve bu başarı, özlediğimiz bu başarı hepimizin ortak zaferidir, birleşen kentimizin ortak zaferidir. Tüm kent olarak duyduk ve bu sefer ardından geldi. Bu, birliğin, beraberliğin, kimseyi ötekileştirmemenin karşılığıdır. Bu sefer onun için Bursaspor'un şampiyonluğunu gönülden kutluyorum. İnşallah hedefimiz Süper Lig ve bu yolda her zaman olduğu gibi maddi manevi Bursaspor'un yanındayız, yanında olmaya devam ediyoruz, devam edeceğiz. Bursa'da gülümsüyor çünkü Bursasporumuz yeniden yükseliyor.
"Bursamız için yaptık, yapmaya da devam edeceğiz"
Bildiğiniz gibi, geçtiğimiz günlerde hemen Bursaspor'un şampiyonluğunun ardından bizimle ilgili bir suç duyurusunda bulunuldu. Ancak bu kentte gerçekten bir hesap sorulacaksa, önce geçmişe bakmalarını öneririm; fazla değil, 1,5 yıl öncesine baksınlar yeter. Tavsiyem bu kişilere, kendi dönemlerindeki belediye yönetimlerinden başlamalarıdır. Bizim belirleyecek hesabımız yoktur. Attığımız her adımda şeffaf olduk; kamu kaynaklarını Bursalı hemşerilerimiz için kullandık. Ne yaptıysak Bursamız için yaptık, yapmaya da devam edeceğiz.
Bursamız bir üst lige atlamıştır
Tam da Bursasporumuz'un başarısıyla kentin kilitlendiği, ortak sevincin yaşandığı bugünlerde bir suç duyurusunda bulunulmasını ve Bursalı hemşerilerinin sorgulanmasını iyi değerlendirilmesini arzu ediyorum. Bursasporumuz nasıl şampiyon olduysa, biz de Bursamızı şampiyon yapacak, üst liglere taşıyacak bir yolculuğa çıktık. Ve şunu gururla söylüyorum: Bir yılda kendimizi bir üst lige atlamış buluyoruz. Değerli arkadaşlar, sevgili hemşerilerim demokrasinin kurumsallaşması, seçilmişlerin seçmenlerine hesap vermesi ve şeffaflık ile mümkündür; ancak bugünkü toplantımızın amacı da budur.
Dünya, başdöndürücü bir hızla değişiyor; önceliklerimiz, alışkanlıklarımız ve gündemlerimiz her an değişebiliyor. Biz de bu değişimi yöneten bir anlayışa sahibiz. Bir tarafta yeni ittifaklar, diğer tarafta 20. yüzyıla damgasını sanayi devrimi vurmuştu; 21. yüzyıl damgasını ise teknolojik devrim, kentleşme ve kent ilişkileri vuruyor. Güçlü olanın ayakta kaldığı acımasız bir zamanda, ufkumuz ve ana hedefimiz, güçlü, güvende ve mutlu insanların yaşadığı bir Bursa'dır. Çünkü Bursa sıradan bir kent değildir. Bursamız, bir tarafta imparatorluk başkenti, devasa bir medeniyet mirasını taşıyor; diğer taraftan Türkiye'de sanayi ve üretiminde öncüsü. Bursa, aynı zamanda bir kültür, sanat ve spor kentidir. Kırsal alanda kalkınmada ve tarımda da potansiyeli çok yüksek olan bir kenttir. Aynı anda bu kadar potansiyele sahip kentler dünyada bir elin parmağını geçmez. Her açıdan zengin, çok yönlü ve potansiyeli yüksek olan bir kentte yaşıyoruz. Elbette Bursamızın insan dokusu da bu zenginliği yansıtıyor. Kentimizin nüfus yapısına baktığımızda, sahip olduğu özgün zengin koşulların bir sonucu olarak, ülkemizin batısından doğusuna, kuzeyinden güneyine kadar 50 ilden vatandaşımızla çok kültürlü bir yapıya sahip olduğunu da biliyoruz.
Eğer biz Bursamızda gururla anlatacağımız bir hikaye yazacaksak bu hikaye bir arada yaşamanın bir arada yaşamın bir arada kardeşliğin birlikte üretmenin ve birlikte başarmanın hikayesi olacak amacımız yalnızca rutin bir becerik faaliyetleri yürütmek değil Bursa'nın örnek bir lider bir kent yapmak Bursa'yı Öncü kılmak Bursa'ya bir dünya kent olarak hak ettiği yere taşımak ve elbette bunun merkezinde yer alan Bursa Büyükşehir Belediyesi bu açıdan kritik bir role sahiptir Bursa Büyükşehir belediyesi olarak ne durumdayız bir bakalım nasıl bir Büyükşehir Belediyesi aldık zaman zaman bunları paylaştık sizlerin sorularıyla da bunları bir çok kez paylaşmış olabiliriz ancak toplumumuzun hafızası maalesef dünü çabuk unutuyoruz bu coğrafyada unutma gün sayısı 29. Ben bunu uzun yıllardır söylüyorum.
Bir profesörümüz dedi ki, artık 24-25 günde insanlar en yakınının vefatını dahi unutur duruma geldi. Onun için biz de zaman zaman da olsa geçmişten bugüne kısa bir değerlendirme yapmak isterim. Belediyecilik konusunda sizlerin de bildiği gibi yıllara dayanan bir deneyimimiz var; 20 yıl deneyimimiz var. Bu alandaki birikimimiz, halkımızla birlikte ürettiğimiz çözümler ve ortaya koyduğumuz başarılarla her zaman gösteren biriyim. Peki, bu koskoca belediye, koskoca Büyükşehir Belediyesi, Türkiye'nin dördüncü büyük şehri, ekonomik anlamda değerlendirdiğimizde gerçekten ikinci sırada yer alan bir ekonomik büyüklük yaratan bir şehir, bir belediye ne hale gelmiş? Hatırlayalım, daha önce dedim ya, aylık basın toplantılarında zaman zaman bunları bahsettik. Ancak şunu söyleyeyim, hatırlatmakta fayda var: Birincisi, keyfiyetle yönetim, hesapsız, plansız, izinsiz yapılan işlerle Bursalılar'ın parasının nasıl boşa harcandığını, kentimize nasıl zarar verildiğini gerçekten gören, bunları araştırarak ortaya çıkaran bir anlayışımız var. Ve üzülerek belirtiyorum, yazıktır, günahtır; bunlar Bursalıların paralarıdır. Çekirge Teras, sizlerin de bildiği gibi, yaklaşık 162 milyon TL civarında para harcanmış. Bir tane yazılı metin yok, bir devir yok ve ortada protokol, tahsis, hiçbir şey yok. Niye yaptınız dediğimizde, "Yapın" dediler, yaptık. Arkadaşlar, bir belediye, bir kurum bir yere para harcayacaksa, ne olursa olsun bunun protokolü olması lazım, şartları olması lazım ve ona göre proje hazırlanır, ona göre belediye bütçesinden para harcanır. Bu kamusal suçtur; bu para gitti. Ne oldu biliyor musunuz? Maalesef elimizden alındı, Bursa Valiliği'ne tahsisi yapıldı. Büyükşehir ödemişti parayı.
(Gasilhane) Başvuru yok, tahsis yok; 6 milyon TL para harcanmış, o günün parası. Şu anda ne olarak kullanılıyor? Orman Bölge Müdürlüğü'nün ofisi olarak kullanılıyor. Gasilhane... Yazık, günah değil mi arkadaşlar? Bu milletin Bursalının parasına yazık değil mi? Orada vatandaş hizmet bekliyor, sizin yaptığınız yanlıştan dolayı hizmeti alamıyor.
ATATÜRK SPOR SALONU MÜJDESİ
Atatürk Spor Salonu, 3500 kişilik bir salondur. Orada inanılmaz bir salon vardı; o salonun hikayesi vardı. O salonu yıktılar, 1000 kişilik bir salon yapmaya kalktılar. Bursalılar itiraz edince, "Hadi dediler, çıkaralım 3000 kişiye." O zaman niye yıktınız derler insanı. Dedik ki, bu keyfiyet'ten dolayıdır, biz bunu iptal ediyoruz ve iptal ettik. 5016 kişiyi çıkardık, arkadaşlar altyapısı ona göre düzenleniyor, her şey ona göre düzenleniyor. Bir yatırım yapılıyorsa, bu yatırım hakkıyla yapılmalıdır ve öyle de yapıyoruz. Ayrıca buradan sizlere, biraz önce dediğim gibi, müjdemi de vermiş oldum; 19 Mayıs'ta 5016 kişilik o salonun temelini Bursalılar atacak."
Yenikent katı atık depolama ve hamitler Mezarlığı'nda karşılaştık uzun yıllar Bursa'yı yönetenler ne yazık ki bursalığının çöplerini döktükleri alanı kamulaştırmamışlar daha da ileri gidiyorum Vatandaştan hamitler'deki mezarlıkta vatandaşlıktan 45.000 TL almış 210.000 metre² çöp depo sahasında kamulaştırılmamış alan var 30.000 metre²'de mezarlıkta var Toplamı 240.000 metre² 20 yılda her yıl 12.000 metre² 11.000 metre² kamulaştırma yapsalardı bitmişti.
Dedim ya, keyfiyet vatandaşları mağdur ettikleri gibi şimdi Bursalıları da mağdur ettiler. Büyükşehir Belediyesi'nde aynı şekilde mağdur durumda bıraktılar. Yazık değil mi? Eğer copu döktüysen, parasını vereceksin, alacaksın mülkiyetini. Cenazeye gömüyorsan bir de para alıyorsan, üstelik hiç olmazsa aldığın parayı mülkiyet sahibine ver. Kamulaştır, bu kadar basit. Bu dahi yapılmamış. Bursalılar bunları bilmiyor.
Vatandaşlarımızın haklarını orada vereceğiz, onları da mağdur etmeyeceğiz. Bugüne kadar mağdur olmuşlar. Sosyal belediyecilik alanlarında da yine yapılan hatalar ve yanlışlar olmuş; bunları belediye olarak biz kamulaştırdık.
Bursa'da hemşehrilerimin şikayetçi olduğu diğer konulara örnek verirsek, Mudanya sahil bandı, kentsel dönüşümlerin ilerlemesi, Nilüfer Çayı'nın ve havamızın kirliliği, trafiğin çözümlenememesi, kaçak inşaatlar ve plansızlık bunlardan sadece birkaçı. Merkezi hükümetin üniversite Görükle hafif raylı hattı var mı? Öyle bir şey duydunuz değil mi? Temel atıldığını biliyorsunuz değil mi? Temel atıldı diye basın yazdı ama proje yok, arkadaşlar ortada. Hızlı tren hâlâ gelecek, kara tren türküsü gibi oldu artık. Doğancı Tüneli neden açılmıyor? Orada 3 km uzunlukta bir tunelden bahsetmiyoruz. e-Devlet hastanesi, Ali Osman Sönmez Devlet Hastanesi durumunu görüyorsunuz. Bunlar nerede? Hani beni suç duyurusunda bulunanlar var ya, o konuda bir şey yapıyorlar mı? Çok merak ediyorum. Bu projelerin tarihlerine bakmanız yeterli; 2016'da temeli atıldı. Ali Osman Sönmez Devlet Hastanesi'ni diğer projeler de aynı şekilde. Nerede? Bunun gibi birçok şekilde hani Bursa önemliydi, ne yazık ki bunları yaşayan bir kent. Aynı zamanda israf ikinci sırada geliyor.
BUSKİ'DE SON DURUM
En köklü kurumlarımızdan olan bu BUSKİ, ciddi bir tahribatla karşı karşıya kalmış. Arkadaşlar, bakın, BUSKİ'yi hepiniz seçimden önce aldığım bilgiler vardı. Bana demişlerdi ki, "BUSKİ'ye şöyle böyle iyi yönetildi." Ben Büyükşehir Meclisi'nde 20 yıl görev yaptım, zaman zaman hatırlarsınız. Bu, ki Büyükşehir Belediyesi'ne para aktarırdı. Hatta ilk zamanlar, yasal olarak mümkün değildi. Sonra yasa değişti, mümkün olmaya başladı. Arkadaşlar, şu anda Büyükşehir Belediyesi olarak biz para veriyoruz; nereden nereye...
Devlet Su İşleri çok önemli bir kurumumuzdur. Büyükşehir Belediyesi birçok işi Devlet Su İşleri'ne yaptırır; o işi su ve kanalizasyon işlerine aktarır. 20 yıl, 30 yıl boyunca da belli kriterlerle geri alır yaptığı yatırımın karşılığını. Burada da Devlet Su İşleri'ni yapması gereken birçok iş maalesef krediyle, hem de dövizli krediyle yapılmaktadır. Birazdan gerçekleri de söyleyeceğim size. Dövizli kredi ile Euro bazında, dolar bazında kredilerle BUSKİ'ye üstlendirilmiş ve BUSKİ gerçekten şu anda dokuz tane iştirakimiz var. Hepsinin içerisinde Burulaş'la beraber en kötü pozisyonda olan, çok net söylüyorum, yani kamu kaynaklarının plansızca harcanması halen yargıya taşınmış en büyük yolsuzluğun olduğu kurum. Bunu kim taşıdı yargıya? Biz taşıdık, arkadaşlar. Üstü örtmüş ilgililer hakkında karar alınmamış; sadece üç kişi, dört kişi tutuklanmış. Ayakları yok mu bunun? Sadece dört kişi miydi? Bu alınan, yapılan müfettiş raporları vardı; niye uygulamaya geçmemiş? Ve şu anda altı yüzün üzerindeki kişi bu konuyla yargılanıyor. Hiç bunlara bir şey diyen yok, gündeme getiren de yok. Büyük salonda yapıldı bunların davası, Türkiye'nin dört bir yanında. Onun için bunların belirlenmesi lazım, bunları unutmamamız lazım.
Aydınpınar'da yer alan rüzgâr enerji santrali şu anda çalışmıyor ve yargı sürecinde. Arızalarından dolayı mevcut belediye binasında "tiri jenerasyon" denilen bir sistem kurmuşlar; bu sistemin ikisi de hiç çalışmamış. Hatta bir tanesinin stadyumdakinin eksikleri var. Yıllardır bunlar ne dedik bakalım, bunlar nasıl bir şeydir? Belediyenin orada biraz çalışmış, gürültü şikayeti gelmiş, kapatmışlar. Sonra firma geldi, bize ne dedi biliyor musunuz? "1 milyon mu, 2 milyon mu, ne alınmış oralara? 500.000 Euro verelim, sökelim, biz başka yerde kullanalım." Bu aklı kim veriyor? Hiç bunun araştırılması yapılmaz mı? Buraya doğru bir yatırım, buraya bu olur mu? Niye tuttuysak elimizde? Bu iş bilmezliklere iki tane de gölet yapmışlar, su alamıyor göletler. Gelin şimdi anlatın, ona da soruşturma açtık. Su alınmayan yere gölet yapılır mı? Bunlar komedi değil, arkadaşlar. Hakikaten BUSKİ çok kötü yönetmiş. Meşhur BUSKİ, belediyeye zaman zaman destek olan, belediyenin desteğine ihtiyaç duyar hale gelmiş. Ama bunu çözeceğiz, hiç merak etmeyin. Tabii büyük yolsuzluklar yapılmış, kurumun içi boşaltılmış. Birçok şey var, gereksiz harcamalarla BUSKİ'nin bütçesi ciddi şekilde dengesiz hale getirilmiş.
Bu yıl muhtemelen BUSKİ borcu bu yıl sonunda 25 milyon TL'ye çıkacak bu yapılan işlerin bir çoğunun DSİ yapmak istemesine rağmen biri gelmiş biz kredi buluruz buraya demiş buski hep Euro dolar borçlanmış bu doğru değil TL borçlanması tarafım
AKTOPRAKLIK'TA SON DURUM
Aktopraklık'a ziyarete gittim. Burada bir müze olarak yapılan ve bir de sosyal tesis gibi iki tane tesis bulunuyor. Arkadaşlar, yedi yıldır o tesisler kapalı. İki kere hırsızlık olmuş. Bize yapmışsın sen, Aktoprak'ta çıkan 8500 yıl öncesinin değerli hazineleri var. Orada Bursa'nın turizmine de katkınız olsun ama hiç kimse düşünmemiş, bırakmışlar. Maalesef o hale şimdi toparlıyoruz. Göreve geldiğimizde gördük ki israf nedeniyle bölgemizin bu mirası da kaderine terk edilmiş. Korunmasız kalan bu tesiste kabloları sökmüşler, iki kere hırsızlık yapılmış, davaları da devam ediyor. İşte bizim anlayışımız bu. İsrafı da Aktopraklık'la ilgili yeni projelerimizle bölgeyi yeniden canlandırmak ve turizmi de orada hak ettiği yere ulaştırmak. Çünkü Aktopraklık artıyor, park alanı küresel sürdürülebilir.
BİLİM TEKNOLOJİ MERKEZİ
Göreve geldiğimizde yine bir şey daha gördük; bilim ve teknoloji merkezi merak ettim, gittim ama bunları üç ay, dört ay sonra işte, çünkü anca gelişebiliyoruz. Baktık, ne olmuş? 30 milyon TL ihalesi yapılmış. Ya bunu kim yapıyor? Binted yapıyor dediler, bilim teknoloji merkezi ama arkadaşlar, hiçbir şey yok. Paranın yüzde 50'si ödenmiş ama orada da hiçbir şey yok. Bunlar hakikaten israf ve israfın yine çalı yolu. Oradaki aydınlatmalara da 30 milyon TL para ödendi. BUSKİ dedi ki, o aydınlatmaları sökün, yine uygun değil. Bakan açacağız dedi, bağladık ama sonra vermiyoruz, sökün. Hani koştura koştura savcılığa suç duyurusunda bulunanlar bunun için ne diyor acaba? Bunlar sadece birkaçı...
T2 HATTI
T2 tramvayı, gözünüzü seveyim, 211 milyona bitmesi gereken iş 782 milyona bitiyor ve istediğimiz gibi yine değil. Bursalıların paraları nereye gitmiş, Allah aşkına? Yani metro yapılacak bir parayla siz tramvay yapmışsınız. Oraya metrobüs koysaydınız, onda bire mal olacaktı. Bunlar hakikaten sorgulanıyor, hiç merak etmeyin. Buraları hiç merak etmesin, hepsi tek tek teftiş kurulumuz tarafından inceleniyor, raporlanıyor ve savcılığa suç duyurusunda bulunuluyor, onu bilesiniz. Sonuç alınır alınmaz, şu anda o adli yargının işi. Biz adli yargıya güveniyoruz. Zarar eden.
AYRIMCILIK
Orhaneli Göynük Belen Gençlik ve Spor Kamp Merkezi havuzlu park tesisi 2-3 kere ihale yapılmış. Oralara girmeyeceğim. O tesiste yine aynı şekilde bakanlığın ilgili müdürlüğüne devrediliyor. Dedi ki, "Bunların maliyeti çok yükseldi, bize destek olun." Ama destek olmadılar, biz de oradan bu şekilde çıkmış olduk. Görükle'de üniversitenin içerisinde Uludağ Üniversitesi'nde bir protokol yapılmış, bir spor tesisi yapılacak. Uludağ Üniversitesi'ne devredilecek ama orada bir tane de gençlik merkezi yapılacak. Gençlik merkezini de Büyükşehir Belediyesi işletecek. Protokol bu meclisten çıkan karar. Sonra seçim öncesi ne hikmetse spor tesisi devrediliyor Uludağ Üniversitesi'ne ama gençlik merkezinin imzası eksik kalıyor. Rektör imzalıyor, göreve geldikten sonra tespit ettik bunu. Rektörle ben de görüştük, "Evet öyle ama biz orasını devredemeyiz, niye? Biz orasını kendimiz işleteceğiz," diyor. Niyet neyse ve devretmediler. Hala daha rektörlük bu konuda direnç gösteriyor. Yani diyor ki, "Bir protokol var, ortak ortada olsun, biz onu kendimiz işleteceğiz." Arkadaşlar, Büyükşehir niye işletiyor zaten? Öyle bir kararla başlamış. Sayın rektör, buraların huzurunda tekrar bu talebe yeniliyoruz. Gelin bu evrakı imzalayın, biz gençlik merkezimizi bitirelim ve gençlere orada nitelikli hizmet sunalım. Orası Büyükşehir'e ait bir yer, Bursa Büyükşehir'e ait bir yer.
Tahir Ağa Hamamı, Darphane, Beyazıtpaşa Medresesi gibi yerlerine hikmetse, biz göreve geldikten sonra bakanlık bizden aldı ve oraları el koydu. Hani devlette devamlılık esastır; madem devamlılık esası ise, bunların büyükşehirde kalması gerekiyor.
Yine bazı tescilli binalarda, içeriğinden bağımsız olarak, işlevine uygun olmayan bir biçimde birçok derneğe, vakfa ve bazı kurumlara devredilmiş ve kamu yararına aykırı hareket edildiğinde, çok net olarak ifade etmek istiyorum ki, bu doğru değil. Bu dernek ve vakıflara verilen 50'den fazla eserle, tüm bu kültürel değerlerimizi yeniden Bursamıza ve halkımıza kazandırmak, bizim en büyük sorumluluklarımızdan biridir. Ayrıca, belediye kaynaklarını siyasete sponsor olarak nasıl kullandıklarını bu dosya içerisinde size daha önce açıklamıştım; ama bu dosya içerisinde var. Her dönemde belediyenin kaynaklarını siyasete, spor olarak sponsor olarak kullanmışlar. Hani o Bursaspor şampiyon olduktan sonra, ağırlarına gitti, gitti herhalde. Koştura koştura gidenler var ya, bunlara ne diyorlar acaba? Önce bunları sorgulasınlar.
BELEDİYENİN BORCU
Gerçekten Büyükşehir Belediyemiz, özellikle belirtmem gerekiyor ki, göreve geldiğimizde borç batağındaydı. Hatırlarsınız, Nisan'da borçlar söylediğim zaman "yok öyle bir şey" dediler. 27 Nisan'da 27.3 milyar liraydı; ancak burada da bir kurnazlık yapmışlar. Burada da demişler ki müteahhitlere, "Aman ha, Şubat Mart'taki siz hak edişleri göndermeyin, borç düşük görünsün." Öyle gör, onları da bir yakaladık arkadaşlar. Meğer borç 31.8 milyar liraymış. Onlara öyle demişler, "Sakın göndermeyin, seçimden sonra bakarız." Bursa'yı böyle yönetmişler.
Gördüğünüz gibi arkadaşlar, büyük şehrin borcunda şöyle bir değerlendirin: 11.1 milyar TL, 9.5 milyar TL'ye düştü. %15 civarında bir düşüş sağladık bir yılda mali disiplinle yaptık. Yalnız bunu aynı zamanda hakikaten etkin denetimli ihalelerle gerçekleştirdik. Açık ve şeffaf ihaleler yaptık. Biz bunu Bursalılar için böyle gerçekleştirdik.
BUSKİ'nin borcuna bakın, 11.5 milyar TL'den 17.8 milyar TL çıkmış. Hem döviz arttı, bir yılda şirketlerin borcunda da yine azalma var, %19 civarında. Niye BUSKİ'yi anlattım ya, işte bu yüzden. Görüyorsunuz, işte tabloda Bursalılar da görsün. Liyakatle iş yapma kültürünü tamamen bitirmişler, işini iyi yapanları kenara itmişler.
Tamamen siyasi ilişkilerle bir belediye yönetmişler. Kurumun yapısı adeta Çemişgezek Belediyesi ile eşit duruma gelmiş. Gerçekten arkadaşlar, çünkü ne bir daire başkanının daire başkanıyla ne bir genel sekreterin genel sekreter yardımcısıyla, hiç kimsenin hiç kimseyle bir ilgisi yok. Neredeyse her müdürlük kendi bilgisayar programını ihanetmiş. Her daire başkanının bağımsız belediyesi olur mu? Biz bunları 20 sene önce Nilüfer'de tek çatı altına topladık hepsini. O yüzden Çemişgezek dedim. Yani yukarıdaki en alttakine talimat vermiş, yapmış. Oradakiler imzacı. Çok net söylüyorum, ispatlarım da bunları. Boşuna konuşma. Onun için hedefsiz, sistemsiz, dağınık bir yapı. Göreve gelir gelmez doğru tedavi için, doğru teşhis için önce bir röntgen çektik, hasar tespitini yaptık. Biz altı ayda belediyeye hakim oluruz.
"Belediye komaya girmişti. Elektro şokla ancak geri döndürdük."
6 aylık hedefimizi sizlerle de paylaştık; ama Pandora'nın kutusu açıldıkça başka şeyler çıktı. Aynen Rusların matruşkası gibi, kaldırıyorsun, başka bir şey çıkıyor. Bir yıla kadar uzadı arkadaşlar, halen daha yüzde onluk kesimi var, daha onlarla da uğraşıyoruz. Yüzde doksanını ancak gelebildik. Belediye komaya girdi çünkü gerçekten komaya girmişti. Elektro şokla ancak geri döndürdük. Biz çünkü Bursa'yı sevmek, Bursalı olmak bize hayati bir sorumluluk yüklüyor. Temel anlaşmamız diyoruz, önce Bursa, önce Bursa. Bunun için programlı bir şekilde ihtiyaçlarımızı analiz ettik. Göreve geldiğimizde karşımızda en büyük sorunlardan bir tanesi tamamen plansızlık, hiçbir plan yok. Bunun için önce işe planlamayla başladık. Çünkü biz geleceği doğru, ben inşaat mühendisiyim, önce zeminin sağlam olması lazım. Zeminin sağlamlaştırmamız gerektiğini biliyoruz. Stratejik planımız ve 1/100.000 çevre düzeni planlarımız başta olmak üzere bütün bu süreçlere Bursalı'nın sözünü, düşüncesini ve katkısını aldık ve almaya da devam ediyoruz. Bir yandan kurumsal düzenlemelerle kapasite artırım sağlarken, bir yandan da kentin gelişimi için gerekli yatırım önceliklerini belirledik. İsraf ve savurganlığı tam olarak önlediğimizi düşünüyoruz.
ARABAYATAĞI PROJESİ
Ve bu konuda mali disiplini ve kurumsal bütünlüğü de sağladığımızı düşünüyoruz. Bu anlamda misyonumuzda belirttiğimiz gibi, gelişen, güçlenen, güvenli ve gülümseyen bir kent için sağlam bir yapı inşa ettik. Sıkı bir mali disiplinle gereksiz harcamaları durdurarak azaltıcı faaliyetlerle birlikte odaklandık. Örnek verirsek, ihalesi yüksek maliyetle yapıldığı için kentsel dönüşümde arkadaşlar bir havale yapmışlar. Seçime on gün var, Arabayatağı'nda yaklaşık maliyeti dairenin maliyeti 4.500.000 TL'ye geliyor. Siz Arabayatağı'nda nasıl dönüştüreceksiniz, mümkün mü? Bir de araziyi sizden üstündeki yapıya veriyorsunuz, daire başına üç 4.500.000 aşağı yukarı. İptal ettik, bunu ben mühendisim, eyvah dedim, hemen iptal ettik. Ardından kat karşılığı verdik, belediyenin cebinden 1 TL çıkmıyor. Ne çıkacaktı? Yaklaşık 600-700 milyon TL para çıkacaktı, şimdi çıkmayacak. Arkadaşlar, hem afet durumlarında hem de birçok etkinliğimizde kullanmak üzere önemli gider kalemi olan birçok canlı yayın aracını belediye olarak kendimize aldık ve kendimiz yapıyoruz. Çürümeye terk edilmiş tırları bulduk, tesadüfen iki tanesini aldık, gezici sahne yaptık. 1 TL para ödemiyoruz, şimdi sahne yaptık. Bunlar gibi birçok alanda daha da ediyoruz, tespit ediyoruz bunları ve kurumumuza kazandırıyoruz. Böylece görüyorsunuz, kurumumuzda önemli bir tasarruf da yapmış oluyoruz. Gelirlerimizi artırmak için çalışmalarımızı karlılıkla sürdürüyoruz. Aynı zamanda yeni gelirlerimizi artırmak ve bu konuda şirketlerimizin mali yapısını daha üst seviyeye çıkarmak için tek çatı altında topluyoruz. Tabii ki tüm vatandaşlarımızı eşit görmek, ihtiyaç odaklı bakmak anlayışını mümkün kıldık.
BÜTÜNCÜL YÖNETİM
Tüm projelerimizi 17 ilçemize de Bursalıların faydalanacağı şekilde planlıyoruz. Şunu da özellikle belirtmek istiyorum ki, bizim için seçilmiş olan her ilçemizin belediye başkanı değerlidir. Katılımcılığı çok önemsiyoruz. Bu anlayışla 17 belediye başkanımızla her üç ayda bir bir araya geliyoruz. İlçelerin sorunlarını öncelikle görüşüyor.
17 ilçeyi bütün düşünme anlayışımız devam edecek ve sürdürülebilir olacak. Onu da belirtmek istiyorum çünkü benim inancım şudur: Bursa'da tüm yöneticilerle birlikte el ele verdiğimizde güçlü bir Bursa'yı oluştururuz ve sorunları çözen bir anlayışa sahip oluruz. Onun için bu anlayışı sürdürmeye kararlıyız. Birileri başka bir şey söyleyebilir, hiç önemli değil. Biz el ele vermeyi, birlikte sorunları ortadan kaldırmayı ve katılımcılıkla bu kenti yönetmeyi kendimize şiar edinmiş bir anlayıştayız. Bunu da daha önce yaptık.
GEÇMİŞ DÖNEM BORÇLARI
Belediyelerimizi, özellikle Cumhuriyet Halk Partisi belediyeleri, yaşadığımız gibi inanılmaz bir finansal kıskaç altına aldı. 20 yılda biriktirdikleri tüm borçları da biz geldikten sonra tahsilata giriştiler. Biliyorsunuz, 2024'ün sadece son dört ayında bizim değil, önceki döneme ait olan borçlardan 1.2 milyar TL'yi kestiler. Bu ne demek biliyor musunuz? 1.2 milyar TL, yaklaşık esnafa, müteahhite veya diğer belediye hizmetlerinde kullansaydık, 5 milyar liralık bir ekonomik döngü sağlamış olacaktık. Bunun da önüne geçtiler. Bunlar hep eski dönemin borçlarıydı. Tabii ki yapılandırmalarımız var, çeşitli onları da ödemeye devam ediyoruz. Kendi dönemimizde, yani 2024 itibarıyla, nisan sonu itibarıyla SGK ve vergi borcumuz yok, tıkır tıkır ödüyoruz. Borçlar, hep kendi döneminin borçları. Hem hizmet üretmişler, hem sorunları çözememişler, hem de kendi durumlarını bu hale getirmişler. Hem devlete hem millete borç yapmışlar. Genel olarak baktığımızda, ne yazık ki birden fazla sıkıntı içerisinde olduğumuzu biliyoruz ve gerçekten hem ülke olarak hem de kentler olarak önemli krizlerin içinde yer alıyoruz. Ekonomik, sosyal ve siyasal kriz, uygulanan yanlış ekonomi politikalarının bedelini hem vatandaşımız hem de hizmet üreten kurumlar olarak, belediye olarak bizler ödüyoruz. Maliyetlerim sürekli artıyor ama kaynaklar açıldığında, arkadaşlara minimum üç yılı değerlendirin derim, ama beş yıl ortalamayı dikkate alın derim.
Ortalamaları dikkate aldığınızda, arkadaşlar, biz bu yıl belediye bütçesine 36 milyar TL olarak belirlemiştik. Ancak görüneni size söyleyeyim, 36 milyar TL'nin 24-25 milyar TL'de kalacağını şimdiden daha maalesef ekonominin bu durumunun getirdiği sonuç olarak görüyoruz. Çünkü üretimin olmadığı bir ülkede, üretimin artmadığı bir kentte vergi tahsilatı da mümkün olmuyor, vergi oluşmuyor. O belediyelerden de vergiler azalıyor. Ortalama 3 milyar TL civarında büyük paylar ağırlıklı olarak Maliye'den gelen paylarla anılır. Yüzde 80'i, yüzde 82'si Maliye'den gelen paydır. Ancak Maliye'den gelen pay ortalama 1.5 milyar civarında. 3 milyar beklenti olurken, yani aslında ekonomik krizin faturasını halk ödüyor. Kriz var, halkımız her geçen gün yoksullaşıyor. Bu sebeple kriz koşullarında sorumluluk alan kurumlar olarak sosyal projelere daha çok önem veriyoruz. Ben 15 günde bir ilçelere gidiyorum. Kısmetse bir aksilik olmazsa bu cuma da yine Büyükorhan'da olacağız. İlk başladığımda iş talebi %60 civarındaydı, %40 civarında da mahalle ve ilçesi ile ilgili sorunlar dile getiriliyordu. Son gittiğim her yerde %95'i iş ve aş istiyor. Bir yılda gelinen noktayı söylüyorum size. Bu, benim kamuoyundan ölçüm içinde yaşayan biri olarak söylediğim bir şey; yüzde 95'i iş ve aş istiyor.
"Kredi notumuz yükseldi. Belediyemiz tıkır tıkır çalışıyor"
Sosyal kriz anlamında bu denli, bizler kaynaklarımızın önemli bir bölümünü önümüzdeki süreçte sosyal krizi azaltmak için seferber edeceğiz. Bu sosyal destekleri artırmayı hedefliyoruz çünkü tüm bunlar, tabii ki, bizim vatandaşımızın geleceğe güvenle bakabilmesini sağlamak için onların yanında olmamız gerektiğini gösteriyor. Bunlar yetmezmiş gibi, siyasal kriz de yaşanıyor ülkemizde. Aylardır belediyelerimize yönelik akla hayale sığmayacak iftiralar ve operasyonlar devam ediyor. Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu'nun yolunu tıkamak istedikleri için de ülkemizin maalesef siyasi bir krize sürüklendiğini görüyoruz. Bununla karşı karşıyayız. İşte tüm bunlara rağmen bizler vatandaşımızın sorununu çözmeye, hizmet etmeye ve hizmet üretmeye devam ediyoruz.
Hemşerilerimiz için hizmet üretmekten çalışmaktan da asla geri durmayacağız. Bir önceki döneme göre kesintilere, el konulara ve merkezi iktidarın desteklerinden mahrum bırakılmamıza rağmen, hak etmediğimiz destekleri alamamaktan bahsetmiyorum; hak ettiklerimizi alamamaktan dolayı buna rağmen hiçbir hizmetimiz aksamadı. Aksine, kredi notumuz yükseldi. Bugün belki belediyeler arasında kredi notu yükselen, güveni artan bir kurum oluşturduk. Bu bir yılda oldu, birkaç yıl değil. Onun için belediyemiz bugün tıkır tıkır çalışıyor çünkü biz bahane üretmiyoruz.
"Temel atıp neden masraf yapalım?"
Tabii ki gerçekleri anlatacağız, gerçekleri kamuoyuyla paylaşacağız. Bunlar bahane değil, bizim için bunlar sadece toplumumuzun unutkanlığını dikkate alarak hatırlatma yaptığımız işler. Ama bazılarının bilinmesi lazım; dün neydi, bugün ne. Onun için biz hizmet üretmeye, vatandaşlarımızın sorunlarını çözmeye devam ediyoruz. Aynı işleri çok daha az kaynakla hizmete geçiriyoruz. Bu ne demek biliyor musunuz? Geçmiş dönemin savurgan yaklaşımıyla bugünkü finansal başarı arasındaki fark net biçimde ortaya konuluyor. Göreve geldiğimiz bu yön bu yana birçok işe de imza attık. Biz işi yapıyoruz, vatandaş kullanıyor. Bana Nilüfer'de de diyorlardı; onlarca park yapıyorduk, bir tanesini açıyorduk. Niye? Zaten vatandaş kullanıyor, sen oraya bak. Temel atıp neden masraf yapalım? Atacağımız yerler de olur tabii ama ağaç gölgesine yapılacak bir şeyde tören yapmayın. Yani bunu da görüyoruz çünkü o kadar da değil. Uzun yıllardır ihmal edilmiş birçok konuyu çözüme kavuşturduğumuzu özellikle belirtmek istiyorum. Yolumuza kararlılıkla devam ediyoruz. Bursa Büyükşehir Belediyesi ile Bursalılar arasında kopan bağları onarmak için, güçlü bir bağ oluşturmak için katılımcı yönetim anlayışımızla, vatandaşla konuşan, herkesi dinleyen, birlikte karar alan yöneten bir anlayışla her 15 günde bir Bursalı hemşerilerimizle mahallesinde, ilçesinde buluşuyoruz. Bunu yaparken de belediye yöneticilerimizle birlikte Başkan Bozbey burada adlı projemizi uyguluyoruz.
Gelen vatandaşlarımız hangi masada derdini anlatacaksa oraya gidiyor, ilgili arkadaşlarımız orada onlara bilgi veriyorlar. O mahalleye gittiğimizde kaymakama gidiyoruz, belediyeye gidiyoruz, oradaki odaları, muhtarları ziyaret ediyoruz, ziraat odalarını ziyaret ediyoruz. Bunları toplantı yapıyoruz ya da esnaf odalarıyla hedefimiz yerinde çözüm, katılımcı yönetim ve ortak akıl anlayışımızı tüm Bursamızda yaygınlaştırmak. Çocuğundan emeklisine herkes için çok önemli adımlar attık. Çevreden turizme, kültür ve sanattan katılımcı yönetime kadar birçok alanda somut çalışmaları başlattık. Bursamız bizden adeta nefes aldı, özgürleşti. Niye özgürleşti diyorum, bu lafı çok duyuyorum da ondan, gençlerden duyuyorum; "Ya özgürleştik, kendimizi daha özgür hissediyoruz," diyorlar. Bu kentte ne kadar güzel, ortak akılla kentimizde gerçek bir değişim dönüşüm sürecini başlatan bir anlayıştayız. Bursamız bizlerle birlikte nefes almıştır ve bu nefes alış giderek de artmaktadır.